Ali Özkurt; "Orman Yangınları Yönetim Sistemine İhtiyaç Var"

Ali Özkurt; bozyazigazetesi.com

Türkiye Ormancılar Derneği Mersin temsilcisi Dr. Ali Özkurt ile Mersin’in haber sitesi damgahaber.com son dönemde yaşanan orman yangınları, etkileri, sebepleri ve yapılması gerekenler üzerine bir röportaj yaptı





 

"Türkiye Ormancılar Derneği (TOD), kamu yararına çalışan bir dernektir."

Türkiye Ormancılar Derneği (TOD)'un, 26 Aralık 1924 tarihinde kurulmuş ülkemizin en köklü sivil toplum kuruluşlarından biri olduğunu belirterek sözlerine başlayan Türkiye Ormancılar Derneği Mersin temsilcisi Dr. Ali Özkurt, "7 Mart 1951 tarihinde kamu yararına çalışan dernek statüsünü almıştır. İstanbul ve Antalya’da olmak üzere iki şubesi, Mersin ilimiz de dahil olmak üzere 26 il ve 6 orman fakültesinde temsilcilikleri bulunmaktadır." dedi.

"TOD, doğanın, çevrenin ve ormanların tahribine yönelik her türlü tehdide karşı mücadele etmektedir."

TOD'un 1924 yılından bu yana yaptıkları ile orman, çevre ve doğa sevgisinin yayılmasını, kökleşmesini, kamuoyunun bilinçlendirilmesini, ormancılık bilim ve tekniğinin ilerlemesini sağlamayı, ormancılık sorunlarının ülke gereksinimleri ve kamu yararı gözetilerek, bilimsel ilkelere göre çözümünü amaçladığını söyleyen Özkurt, "TOD, ülke ormancılığının ulusal çıkarlara, akla ve bilime uygun olarak yeniden yapılandırılması, kamu yararı ilkesi doğrultusunda doğanın, çevrenin ve ormanların korunması ve doğal varlıkların çoğaltılması için her türlü çabayı desteklemekte; doğanın, çevrenin ve ormanların tahribine yönelik her türlü tehdide karşı mücadele etmektedir." ifadelerini kullandı.

"1928 yılından bu yana Orman ve Av dergisini düzenli olarak yayınlıyoruz."

Özkurt, ülkemizin Akdeniz ekosisteminde yer alan belediyeler ile orman yangınlarına karşı halkın bilinçlendirilmesi için eğitim ve proje çalışmalarını yürüten TOD'un, diğer bölgelerde ise yerel yönetimlerle birlikte toplumda ve özellikle çocuklarda, orman ve doğa sevgisini pekiştirmek için çeşitli faaliyetler yaptığını belirterek, "Orman ve Av dergisini 1928 yılından beri düzenli olarak yayımlayan TOD; ormanlarımız ve Türk ormancılığı konularında, bünyesindeki bilim insanlarının yazdığı veya editörlüğünü yaptığı onlarca kitabın basımını gerçekleştirerek kamuoyunun bilgisine sunmuştur. TOD’un Ankara’daki genel merkezinde yer alan Ali Kemal Yiğitoğlu kütüphanesinde; çoğunluğu orman, ormancılık, doğa ve çevre konularında olmak üzere binlerce kitap ve dergi mevcuttur." dedi.

"Orman yangınları ne yazık ki sadece ağaçları değil tüm canlı varlığını yok etmektedir."

Ülkemizde yaşanan yangın istatistikleri hakkında da bilgiler veren Türkiye Ormancılar Derneği Mersin temsilcisi Dr. Ali Özkurt, "Orman Genel Müdürlüğü yangın istatistiklerine göre ülkemizde son 88 yılda toplam 1.9 milyon hektar orman alanı yanmış bulunmaktadır. Yanan alanların yıllık ortalaması 21.673 hektardır. 88 yılda çıkan yangın adedi 126.280 olup yıllık ortalaması 1435 adettir. Ancak son 10 yılda bu ortalama 2732 adede kadar yükseldiği gibi 2024 yılında rekor kırarak 3797 adet olmuştur. 2025 yılında yaşadığımız orman yangınları ise tüm bu ortalamaların üzerindedir. Ülkemizin hemen her yerinde çıkan orman yangınları ne yazık ki sadece ağaçları değil tüm canlı varlığını yok etmektedir." diyerek bu konudaki endişelerini dile getirdi.

Orman yangınların önlenmesi için yapılması gerekenler:

Küresel İklim değişikliğinin de etkisiyle, orman yangınlarının sayılarının ve etki alanlarının her geçen gün arttığının görüldüğünü söyleyen Ali Özkurt, "Ancak bu artışı sadece küresel iklim değişikliğine bağlamak, asıl sorunların göz ardı edilmesine ve yükümlülüklerin hafife alınmasına neden olacaktır. Yangınların önlenmesi için yapılması gerekenleri şu şekilde sıralayabiliriz;

·       Riskli alanların belirlenmesi,

·       Bu alanlarda yangına müdahale için önlemlerin alınması,

·       Tarım – orman arakesitinde alınacak önlemlerin belirlenmesi,

·       Ormanlar, tarımsal alanlar ile yapıların yangına dirençli hale getirilmesi,

·       Yangınla ilgili yasal düzenlemelerin yapılması gibi sayılan bu eylemlerin aksatılmadan geliştirilerek tamamlanması büyük önem arz etmektedir." dedi.

"Yürütülen madencilik faaliyetleri ormanlarımızı hızla parçalıyor ve içini boşaltıyor."

Son yıllarda ormanların çok yoğun bir şekilde izin irtifaka konu edilmesinin, 6331 sayılı Orman Kanununun EK-16. Maddesi ve 2/B maddesi kapsamında yapılan orman dışına çıkarma uygulamalarının, yürütülen madencilik faaliyetlerinin ormanlarımızı hızla parçaladığını ve içini boşalttığını söyleyen Dr. Ali Özkurt, "Bu süreç, orman ekosistemlerinin bütünlüğünü bozmakta, biyolojik çeşitliliği tehdit etmekte, iklim değişikliğine karşı en büyük doğal güvencemizi zayıflatmaktadır Orman içi ve kenarında yer alan, orman dışına çıkarılmış sahalarda yangına karşı önlemler alınamamakta; aynı zamanda yangın kültüründen uzak insan hareketliliği, yangınların artmasına neden olmaktadır." ifadelerini kullandı.

"Yangın sorununu yangına neden olanlarla çözmek öncelikli hedef olmalıdır."

Yangın sayılarının artarak devam ettiği gerçeği karşısında; yangınlarla mücadele olanaklarını artırarak, söndürme odaklı proje ve hazırlıklar ile yangınları ve etkilerini önlemenin de mümkün olmayacağını söyleyen Özkurt, "Yangınlarla sadece mücadele odaklı stratejiler yerine; ağırlıklı olarak halkın katılımı ile çok daha ekonomik, risksiz, yangınların çıkmamasına yönelik, yeni başlamış yangınlara ise anında, kaynağında, güvenli ve etkin olarak müdahale, yangınların ilacı olacaktır. Sorun nerede ise çözüm de oradadır. Yangın sorununu yangına neden olanlarla çözmek öncelikli hedef olmalıdır." dedi.

"Yangınların %99’u insan kaynaklı."

Yangınların %99’unun alan olarak insan kaynaklı olup orman içi ve çevresinde yaşayan insanların etkinliklerinden kaynaklandığını belirten Ali Özkurt, "Bu nedenle yangın adetlerini en aza indirmek için ‘insan’ odaklı projeler geliştirilmesi zorunludur. Yangınları kaynağında önlemek amacıyla, yangına hassas bölgelerden başlamak üzere tüm yaşam alanlarında; yangınlara her anlamda hazırlıklı, doğaya ve yangınlara duyarlı, çevre sorunlarını sahiplenmiş, gerekli olabilecek hemen her konuda (bina, orman ve diğer açık alan yangınları, ilk yardım, tarımsal etkinlikler, tahliye vb.) eğitilmiş, organize olmuş, yangınlarla yaşamasını bilen, yangın önlemlerini almış, gerektiğinde yeni başlamış yangınlara güvenli olarak müdahale edebilen, yangınlarla mücadelede katılımcı bir toplum yaratılması, başka bir ifade ile ormanlık alan ve yakınlarında yaşayan veya bulunanlar için yangınla mücadele kültürünün oluşturulması esastır." ifadelerini kullandı.

"Türkiye Ormancılar Derneği olarak birçok örnek çalışma ve proje gerçekleştiriyoruz."

Yapılacak bu tür etkinliklerde yöre halkının yangınlarla ilgili kurumlar, yerel idareler ve ilgili sivil toplum kuruluşları ile birlikte organize olmalarının, desteklenmelerinin ve eğitimlerin yangınların önlenmesi ve müdahaleler için çok önemli olduğunu söyleyen Özkurt, "Bu kapsamda Türkiye Ormancılar Derneği olarak; Muğla’da ‘Yangına Dirençli Yerleşim Yerleri’ projesini, Antalya’da ‘Turizm’de Orman Yangınlarında Farkındalığın Artırılması’ projesini ve İzmir’in Kemalpaşa – Yukarıkızılca ve Bergama – Yerlitahtacı kırsal mahallelerinde (köylerde) yangın uzmanları ile birlikte öncü ve örnek çalışmalar yürütülmektedir." dedi.

"Orman yangınları yönetim sistemine ihtiyaç var."

Orman yangınları yönetiminin öncelikle yangına neden olan koşulların ortadan kaldırılmasından yangına dirençli orman kurmaya, yer ekip ve araçlarının güçlendirilmesinden hava araçlarının etkin kullanılmasına, liyakatlı yöneticilerden yer değiştirme uygulamalarının doğru yapılmasına, yangın sonrası üretim ve pazarlamadan ekolojik temelli bir onarım gerçekleştirilmeye kadar çok sayıda bileşenden meydana gelen kapsamlı bir süreç olduğunu belirten Türkiye Ormancılar Derneği Mersin temsilcisi Dr. Ali Özkurt, Mersin'in haber sitesi damgahaber.com'a son olarak, "Yangınların insan hayatını ve yerleşimlerini etkilemeye başlamasıyla birlikte bu süreç daha da kompleks bir durum almıştır. Ortaya çıkan bu koşullar ekolojik, biyolojik, sosyo - ekonomik ve kültürel süreçleri içine alan bütünleşik bir orman yangınları yönetim sistemine ihtiyaç olduğunu göstermektedir." diyerek konuşmasına son verdi.