BU BİR VATANSEVERİN HİKAYESİDİR…
Bu bir vatanseverin hikâyesidir dostlar. 105 yıl önce bugün, vatanından uzaklarda, Berlin’de katledilen Talât Paşa’nın hikâyesidir hem. Okumayı seven(ler) ve vatanı(nı) seven ilgili(ler) tarafından okuna…
*****
Talât Paşa ki, 3 Haziran 1889'da, İstanbul'da tıp öğrencileri İbrahim Temo, İshak Sükuti, Abdullah Cevdet ve Mehmet Reşit tarafından kurulan ve II. Abdülhamid tarafından 23 Temmuz 1908 tarihinde ilan edilen II. Meşrutiyet ile birlikte kapanacağı tarih olan 1 Kasım 1918'de yapılan olağanüstü kongrede kendini fesheden İttihat ve Terakki Fırkası'nın Enver ve Cemal Paşa ile birlikte üç önemli şahsiyetinden biri…
Hani, Başkomutanımız Mustafa Kemal Atatürk’ün de 1908 yılı öncesinde, Selanik'te, 322 üye numarasıyla üye olduğu ancak daha sonra çok şiddet yanlısı olarak gördüğü İttihatçıların yönetim anlayışıyla ters düştüğü için ayrıldığı; hürriyet, eşitlik ve adalet ilkeleriyle devletin toprak bütünlüğünü korumayı hedefleyen o çok duyduğumuz fakat pek de bilmediğimiz o cemiyetin üç önemli şahsiyetinden biri…
*****
Gelelim mevzuya, beni bu konuda araştıracak ve yazdıracak kadar hikâyesi etkileyen, 105 yıl önce bugün katledilen Talât Paşa’ya…
Asıl adı Mehmed Talât...
1 Eylül 1874’te, Edirne’de başlayan sıradan bir hayat hikâyesi ve sonrasında, henüz 34 yaşında, 23 Temmuz 1908 tarihinde ilan edilen II. Meşrutiyet’in ardından İttihat ve Terakki Fırkası’nın Mebuslar Meclisi için yapılan seçimlerinde, memleketi Edirne’den Asım Bey ile birlikte 90 oy alarak en çok oy alan aday olarak seçilmesiyle birlikte sadrazamlığa kadar giden önemli bir devlet adamlığı yaşamı…
Karar verici yaşanmışlıklar, tercihler, bir millete yansımaları, dokunuşlar, dik duruşlar...
1915 Tehcir Kararı alındığında Dâhiliye Nazırı idi Talât Paşa....
1917’de Veziriazam oldu ve savaşın yenilgiyle sonuçlanması üzerine de bazı arkadaşlarıyla birlikte 1 Kasım 1918 tarihinde bir Alman denizaltısıyla ülkeden kaçtı. Kimlik değiştirerek, vatanından çok uzaklarda, Almanya’da yaşamaya başladı.
*****
Talât Paşa, 105 yıl önce bugün, yani 15 Mart 1921 günü, kendisini uzun süredir izleyen ve öldürebilmek için yaşadığı apartmanın karşısında bir daire tutan Soğomon Tehliryan adında bir Ermeni genç tarafından, caddede yürürken tabanca kurşunlarıyla katledilmesinin öncesinde eşine ve çevresindeki arkadaşlarına, "Beni bir gün vuracaklar. Alnımdan kan akacak, yere serileceğim. Buram buram özlemini çektiğim vatanımda ve rahat yatağımda ölmek bana nasip olmayacak. Buna şimdiden kendini alıştır. Ama ziyanı yok. Varsın vursunlar. Vatan, benim ölümümle bir şey kaybedecek değildir. Bir Talât gider, bin Talât yetişir!" der.
Berlin 3 Numaralı Eyalet Mahkemesi’nde görülür davası… Ve mahkeme, sıradan bir cinayet mahkemesi dışına taşarak, 1915 Tehcir tanıklarının anlattıklarının tartışıldığı bir platforma dönüşür.
Tehliryan, mahkemede, 1915’te ailesinin gözleri önünde nasıl katledildiğini anlatır ve Talât Paşa’yı öç almak için öldürdüğünü söyler. Mahkeme de beraatına karar verir.
Bu konuda çok şeyler söylendi, çok şeyler yazıldı. Hâlâ da söylenip, yazılmakta. Yıllar boyu söylenip yazılacak da...
Konu öyle hassas...
Ben, müsaadenizle, bu Baha'neyle o günlerdeki gazete köşelerindeki yazılarla bitirmek isterim bugünkü paylaşımımı...
*****
Talat Paşa’nın katliyle ilgili 17 Mart 1921 tarihinde, Türkiye basınında, sadece Vakit ve Akşam gazetelerinde haberi yayınlanır.
*****
Ahmet Emin Yalman yönetimindeki Vakit gazetesi, 1. sayfanın 6. sütununda, Talât Paşa’nın bir fotoğrafıyla birlikte
“TALÂT PAŞA, BERLİN’DEKİ İKAMETGÂHI ÖNÜNDE KATLEDİLDİ” başlığıyla 5 satır olarak verdiği haberinde;
“Amerika Ajansı’nın verdiği habere göre, Talât (Paşa), dün sabah Berlin’deki ikametgâhı önünde gezerken esmer yüzlü bir genç kendisine yaklaşarak omzuna dokunmuş, Talât’ın yüzünü gören genç taammüden vurup öldürmüştür.” ifadelerini kullanır sadece...
*****
Akşam gazetesi ise, “TALÂT PAŞA’YI BİR ERMENİ ÖLDÜRDÜ - Katil, ırkının intikamını almak için katlettiğini söylüyor. Talât Paşa’nın yanında bulunan refikasının da yaralandığı söyleniyor” başlığı ile 16 Mart’ta Berlin’den THR Ajansı’nın verdiği haberi birinci sayfasının ilk iki sütununda verir.
Vakit gazetesine göre bu önemli olayı nispeten daha uzun tutan Akşam gazetesinin haberi de şöyledir:
“Talât Paşa, iki seneden beri refikası ile birlikte idi. Polis ve Alman memurları kendisinin hüviyetini bilmiyorlardı.
Katil, 21 yaşında, İran’ın Salman şehrinden Soğomon Tehliryan isminde bir Ermeni’dir. Katil, ahali tarafından ciddi surette fena muameleye maruz kalmıştır.
Sorgusunda kısa surette, Talât Paşa’yı onun emriyle öldürülen ırkımın intikamını almak için katlettim, demiş ve Talât Paşa’yı iki seneden beri takip etmekte olduğunu ve Berlin’e kendisini öldürmek kararıyla geçen ocak ayında geldiğini beyanla zevcesinin refakat ettiğini ve onun da yaralanmış olduğunu tekzip ediyorlar.”
*****
Talât Paşa’nın katlini sadece 2 gazetenin haber yapması üzerine hemen ertesi gün, 18 Mart 1921 tarihinde, yayınlarında 'milliyetperver' olarak bilinen Vahdet gazetesinde, Başyazar Etem Ruhi, 22 satırlık başyazısında, gazetelerin Talât Paşa lehine yazı yazmamalarından yakınarak şöyle der:
“Onun hiç iyiliğini görmedim. Buna rağmen bugünkü şehitlik suretinden üzülmedim diyemem. Merhumun bu şekilde şehadeti herhalde Türk kalbi taşıyan bir kimseyi dilşat edemez. Bilakis derin, çok derin bir üzüntü ve fikre sevk eder.
Talât ölmeden evvel ölmüş bir inkılâp adamıydı. ‘Allah rahmet etsin’ dememeyi Türk mertliğine yakıştıramıyorum. Anasının, babasının, milletinin intikamını almak için ta Berlin’e kadar gidip Talât Paşa’yı katleden Ermeni genci, kendi açısından ve cesaretinden dolayı nasıl takdire şayan ise Türk gençliği, Türk mertliği de Talât gibi millî duygularla sivrilmiş bir vatanperveri için hiç olmazsa bir ‘Allah rahmet etsin’ demekten uzak kalamaz.
Malum ya kanaat hürdür, muhteremdir. Hiç değilse kanaatinden dolayı tahkir ve tezyif edilemez. Ben de bundan istifade kendi hesabıma Talât’a bir Fatiha şerif hediye ediyorum. Allah rahmet eylesin…”
*****
Haber Ankara’ya ulaştığında, Mustafa Kemal'in gözyaşlarını tutamayarak, “Vatan büyük bir evlâdını, inkılâp büyük bir teşkilatçısını kaybetti. ” dediği Talât Paşa'ya, bir Fatiha da benden. Allah rahmet eylesin. Saygı ve minnetle…


